Ana Sayfa | Kurumsal | Foto Galeri | Tüm İlanlar | Hizmetlerimiz | SSS | İletişim
Ürün Arama :
15 Aralık 2018 Cumartesi
Kategoriler
Hizmetler
Referanslar
Önceki Sonraki
Hizmetlerimiz - ALANYA'NIN TANITIMI VE TARİHÇESİ
ALANYA'NIN TANITIMI VE TARİHÇESİ

ALANYA'NIN TARİHÇESİ

Alanya Kuzeyinde Toros Dağları Güneyinde Akdeniz’in bulunduğu küçük bir yarımada üzerinde kurulmuştur. Antik çağda Pamfilya ve Klikya arasındaki çizgide yer aldığı için bazen Pamfilya bazen de Klikya olarak anılmıştır.

Alanya'nın bölge tarihinin M.Ö.20,000,-17,000 dönemine kadar uzandığını görülmektedir.

Alanya’nın ilk kez korsanlar tarafından kurulduğu bilinmektedir. Kentin bilinen en eski adı Korakesium dur. Bizans döneminde ise Kalanoros ismi verilmiştir. 13, YY da Anadolu Selçuklu Hükümdarlarından 1, Allaaddin Keykubat’ın (1200-1237) kaleyi alması ile şehrin ismini Alaiye olarak değiştirmiştir. 1935 yılında Kenti ziyaret eden Atatürk ise Alanya adını vermiştir. M.S.7.yüzyılda arap akınlarına karşı kenti koruma amaçlı kale yapımına öncelik verilmiştir.Bu nedenle Alanya ve çevresindeki pek çok kale ve kilise M.S.6 ve 7.yüzyıla tarihlenmektedir.

Anadolu Selçuklu hükümdarlarından 1. Alaaddin Keykubad, Alanya kalesini ele geçirmiştir. Hükümdar kendi adına burada bir saray yaptırmıştır.
1243’deki Moğol saldırıları 1277’de Mısır Memlüklerinin Anadolu’ya girmeleri Selçukluları yıpratmış, 1300 yılında Selçuklu Devleti parçalanmış ve bölge Karamanoğulları tarafından beşbin altın karşılığında Memlük Sultanına satılmış daha sonra 1471 yılında Fatih Sultan Mehmet zamanında Osmanlı Devleti sınırları içerisine alınmıştır.

Alanya, Tarsus ile birlikte 1571 yılında Kıbrıs eyaletine bağlanmış,1864 yılında ise,Konya vilayetinin sancağı olmuştur. 1868 yılında Antalya’ya bağlanmış, 1871 yılında bu ilin ilçesi olmuştur
.                              

 

ALANYA'NIN MAHALLELERİNİN TARİHÇESİ...

1 - Büyük Hasbahçe Mahallesi 2 - Küçük Hasbahçe Mahallesi 3 - Bektaş Mahallesi 4 - Tepe Mahallesi  5 - Sugözü Mahallesi 6 - Kadıpaşa Mahallesi  ...

7 - Saray Mahallesi
8 - Kızlarpınarı Mahallesi
9 - Şekerhane Mahallesi
10-Güllerpınarı Mahallesi
11-Cumhuriyet Mahallesi
12-Çarşı Mahallesi
13-Hacet Mahallesi
14-Tophane Mahallesi
15-Hisariçi Mahallesi


1-HASBAHÇE MAHALLESi : Bu mahalle için Alaaddin Keykubat'la ilgili bir rivayet de vardır. Sultan Alaaddin Keykubat 1221 yılında Alanya'yı fethedince kendisine bir saray yaptırmak ister. Sarayın yerini tesbitte yeni kesilmiş bir davarın (keçi) arka butlarından birisini iç Kalede yaptıracağı sarayın yerine, birisini de Büyükhasbahçe Mahallesindeki şimdiki Köşk kalıntılarının bulunduğu yere astırır. Hangisi daha geç bozuIursa (kokarsa) ilk sarayı oraya yaptıracağım der. Büyük Hasbahçe Mahallesi, Köşk mevkii (şimdi burada yaşı belirsiz uluçınar ağacının altında akan buz gibi kaynak suyunu ve hemen onun yanında Köşk kalıntılarını görmemiz mümkündür.) nde bulunan et daha geç zamanda bozulduğu için ilk sarayı buraya yaptırdığı rivayet edilir. Sultanın Hasbahçesi konumunda olmasından dolayı Hasbahçe mahallesi ismini almıştır.

2-KÜÇÜK HASBAHÇE MAHALLESi : Bu mahallemiz de zamanla Büyükhasbahçe Mahallesinden ayrılmıştır

3-BEKTAŞ MAHALLESi : İlçemizden örnek verecek olursak Develioğulları, Çakallar gibi buraya da Bektaşlar diye bir soy gelmiş daha sonra bu isme binaen Bektaş Mahallesi denilmiş.Bu mahalle Alanya' lıların yaylalarına göçerken ilk durak (mola) verdikIeri yer olarak bilinir.

4-TEPE MAHALLESi : Bulunduğu coğrafi konum itibariyle deniz seviyesinden en yüksekte bulunmasından dolayı Tepe Mahallesi denilmiştir.

5-SUGÖZÜ MAHALLESİ :Eskilerde Alanya'lıların büyük bir çoğunluğu mısır ve buğday gibi ürünlerini günümüzde Hacet Deresi (Sak) olarak bilinen derenin kaynağında sayısız değirmenler vardı. Burada bulunan su değirmenleri suyun gözü tabir edilen yerden başlayıp meylin devam ettiği yere kadar sıralanırdı. Bu sebepten dolayı Sugözü ismini almıştır.
6-KADIPAŞA MAHALLESİ : Alaiye'li Şeyhülislam Minkarizade' nin torunlarından Kadı Mehmet Efendinin oğlu Abdurrahman kadı Paşa ya atfen mahalleye ismi verilmiştir.

7-SARAY MAHALLESİ : Bu mahallemizde Kadıpaşa mahallesinden ayrılan bir mahalledir. Bu günkü Alanya eski ortaokulunun bulunduğu yerde hükümet konağı varmış. Buraya Saray Beleni deniliyormuş. Bu belende bulunan Konak bir yangın neticesinde kül olmuş. Kadıpaşadan ayrılan bu mahallemizin adıda Saray belenine izafeten Saray Mahallesi olmuştur.

8-KIZLARPINARI MAHALLESİ : Alanya'nın en uzun caddelerinden birisidir. Vaktiyle şimdiki Belediye mezarlığının hemen güneyinde bulunan yerde tarihi bir Ayazmus ve yine tarihi bir çeşme (Pınar) vardı. Bu pınar ve Ayazmus hala mevcuttur.Bilindiği gibi böyle önemli kaynak sularının başlarında toplanan kızlar için geç-mişte çok dörtlükler yazılmıştır. Hatta birbirine aşık olan gençler böyle pınarların başlarında buluşur ve söyleşirler. Sonra Alanya'mızda eskilerde bir gelenek vardı. Su doldurma işini yani su eksiğini Kızlar tamamladığı için buraya Kızlarpınarı denmiş.

9-GÜLLERPINARI MAHALLESİ : Şu anda aynı mahalle sınırları içersinde bulunan Develiler camiinin bahçesinde bir kaynak suyu vardır. Bu kaynak suyunun önünde birde havuz vardır. Bu su kaynağından çıkıp çamurlu kısa süreli bir yolla havuza akar, çeşitli cilt hastalıklarına tutulan kimseler ( yörede bu tür hastalığa KEL denir.) vücudunun hasta olan yerlerine bu çamurlu sudan sürdüğü zaman kısa sürede yaraların iyileştiği görülür. İşte bundan dolayıdırki bu pınara Kellermuarı  denmiştir. Zamanla bu isim Güllerpınarı olarak değiştirilmiştir. Eskilerde bu alan boştu. Bu boşluğa Develioğulları adıyla anılan bir aile yeni bir camii yaptırarak bu şifalı suyunda temiz ve düzenli bir şekilde sonsuza dek yöreye hizmet vermesini sağlamıştır.

10-CUMHURİYET MAHALLESİ : Güllerpınarı önce Hacet Mahallesini daha sonrada cumhuriyet Mahallesini oluşturmuştur.Cumhuriyet Mahallesinin bulunduğu yere Karasaz denilirdi.

11-HACET MAHALLESi : Şimdiki Atatürk ilköğretim Okulunun bulunduğu yerde ulu çınar ağaçları mevcuttur. Hele birisi vardırki ulumu ulu . Gedevet yaylasında bulunan en ulu çınar ağacının yaşı ölçülmüş bugün 973 yaşındaymış. Ölçülse belki bu ulu çınar ağacı da ondan geri kalmaz. Bu ulu çınar ağacı eskilerde evleri bu yörelerde bulunan ve yolları buradan geçen insanların koyu ve serin gölgesinde yaz aylarında dinlenip hacet giderdikleri bir yerdi. Bu sebepten Hacet mahallesi olarak isimlendirilmiştir.

12-ÇARŞI MAHALLESi : Eskiden olduğu gibi günümüzde de alış verişlerin yapıldığı yer olan bu bölge Çarşı isminden gelmektedir.

13-ŞEKERHANE MAHALLESi : Alanya'mızın en eski mahallelerinden birisidir. 2000 yıiı aşkın mazisiyle Alanya' mızın ilk adı olan Korakesyon' un merkezidir.Av kelimesi eskiden Şikar olarak kullanıldığı için Şikarhane ve yine burada şeker kamışından şeker elde edildiği için Şekerhane denildiği rivayet edilir.

14-HİSARİÇİ MAHALLESİ : Buraya iç kale' de diyoruz. Bilindiği gibi Alanya Kale' si iç içe üç sıra surdan oluşmuştur. Birinci sıra surla çevrili bölüm Tophane Mahallesi, ikinci sıra surun içinde kalan bölüm Hisariçi Mahallesi, birde 3. sıra surla çevrili olan bölüm vardır ki burası da askeri amaçlı yapılan yapıtların bulunduğu yerdir. Bu mahallemizde milattan önceki yıllardan günümüze dek gelmektedir.En eski mahallemizdir, çevresi hep kale duvarları ile (surlar Hisar) çevrili olduğu için Hisariçi mahallesi denilmiştir.

15-TOPHANE MAHALLESi :Bu mahalleye ad olan yerde 1228 yılında yapılan Selçuklu Tersanesinin hemen güney kısmında bulunan Kule'dir. Adını bu tarihi Tophane Kulesinden alan mahallemiz de Alanya' mızın en eski mahallelerinden birisidir...

 

 

ALANYA'NIN DOĞAL GÜZELLİKLERİ...

DİM ÇAYI

Dim ÇayıDim Çayı; Alanya için Hayat damarı sayıla bilinecek bir durumdadır.  Alanya'nın doğusunda ve şehir merkezinden 6 km uzaklıkta ki Dimçayı, Torosların eteklerinde Dimalacami (Alakise) Köyünden doğup kuzeydoğu-güneybatı yönünde 60 km'lik bir kolla sularını Alanya'nın güneyinde Kestel ve Tosmur Beldeleri sınırından  Akdeniz'e dökülmektedir. Dim Çayının çevresinde 14-15 Kadar Yerleşim yeri vardır. Bu yerlerşim yerlerine Dim köyleri denir. Kışın yağan kar yaz mevsiminde  erimeye başlayınca özellikle bahar mevsiminde Çayın suları soğuktur. Dim çayının etkisi ile yarılmış olan bu vadiye de Dim vadisi denir. Dim vadisi gerek Serinliği gerek yeşilliği sayesinde turizm açısından önemli bir noktadır.  Dim Çayından gelen kanal Alanya'nın batısına kadar uzanıp Alanyanın sulama suyu ihtiyacını karşılar. Bunu yanında Alanya da sık sık tekrarlanan elektrik kesintilerini gidermek ve uzun vadede Alanya'nın elektrik ihtiyacını karşılamak için Doğal güzelliği bozmadan bir baraj inşaatına da başlanmış  Fakat tahmin edilen süreden daha fazla bir süredir inşaat devam etmektedir. Bu barajla ilgili birkaç ayrıntıya girecek olursak. Baraj sahası  ve depolama tesisleri Dim çayı üzerinde Alanya İlçesinin 5 km. kuzeydoğusunda, Alanya- Mersin karayolundan 8 km. içeride Kuzyaka Mevkiindedir.

Alanyanın Akciğeri Dimçayı Dim Barajı hidroelektrik santrali 'in yapılması ile yıllık 122,91 Gwh enerji üretiminin yanı sıra, yazın kurak mevsimde yetersiz kalan sulama suyuna katkı sağlamak ve daha üst kotlarda; yeni sulama sahalarının açılması amaçlanmıştır. Baraj tipi ön yüzü beton kaplamalı kaya dolgu şeklinde projelendirilmiştir.Dim Çayında bir Piknik Yeri Dim çayının asıl önemi ise turizm merkezi olmasından gelmektedir. Kestel Yol ayırımından yada Tosmur yol ayırımından kuzeye doğru gidilmeye başlayınca hemen sağlı sollu gözünüze Piknik alanları çarpmaya başlar. Suyun çağıltısı ve çevresindeki yeşillik çok etkileyici. Suyu yaz kış soğuktur. Yol boyunca çok sayıda lokanta , restaurant ve piknik alanları  vardır. Bir bölümü yaz ayları olduğu gibi kış aylarında da açık oluyor. Tavuk, et ve balık servisi yapılır. Ama hem suya girmek, hem de alabalık yemek istiyorsanız Dim çayının üst piknik alanlarına kadar çıkmanız gerekiyor. Özellikle Alabalık yetiştirme havuzlarına kadar gidip , su içine atılmış masalara oturup, ayaklarınız su içersinde güzel bir balık yiyebilirsiniz. Bunun yanında ilçede tatil yapan turistler, kiraladıkları cip ve motosikletlerle Toroslar'da tura çıkıyor. Turistlerin en fazla ilgi gösterdiği köyler arasında Dim köyleridir. Bu köylerde bulunan turistik tesislerde günübirlik güzel bir gün geçiren turistler, son derece iyi zaman geçirdiklerini söylüyorlar.

SAPADERE KANYONU

Sapadere Kanyonu GirişiAlternatif turizm açısından Sapadere Köyünde bulunan Sapadere Kanyonu 750 mt. uzunluğunda olup yaklaşık 400 mt. yüksekliğe sahiptir. Sapadere çayının çıkış noktasında bulunan kanyon üzerine yapılan çelik desteklerle yürüyüş yolu ve kanyon girişinde inşa edilen mesire yeri, kır gazinosu vs. yatırımlar ile kanyon görülmeye değer bir turizm alanı haline gelmiştir... Alanya'ya 40 Km uzaklıkta olan Sapadere kanyonuna Demirtaş Kasabasından asfalt yol ile rahatlıkla ulaşabilirsiniz.

Alanya'nın Sapadere Köyünde bulunan ; Sapadere Kanyonu girişinden yaklaşık 300 metre içeride görmeye değer bir şelale ve bu şelalenin döküldüğü yerde yüzmeye müsait büyüklükte bir doğal havuz bulunmaktadır.Sapadere Kanyonunda Bir Şelale

Kanyon içerisine gelen misafirlerin rahatlıkla yürüyebilmesi için planlanmış yürüyüş yolu platformu, ahşap ve çelik yapı malzemesi kullanılarak oluşturulmuş. Çevreye herhangi bir şekilde zarar verilmeyecek şekilde inşa edilmiş platform gerektiğinde kaldırılabilecek şekilde yapılmıştır.

Sapadere Kanyonuna kadar gelmişken Sapadere köyü içersindeki Su değirmenini, ipek dokuma atölyesini görmeden gidilmemelidir. Yaylalardaki karlardan eriyerek gelen buz gibi sularda yetişen alabalıklardan yemeyi unutmayın.

SEYİR TERASI

Alanya Seyir Terası ÇeşmesiAlanya Seyir Terası, Alanya’yı kuş bakışı ve net olarak göre bileceğiniz,  Alanya’nın kuzeyin de yayla yolunun sağında ve solunda yer alan bölüm dinlenme ve piknik yeridir. Alanya’nın merkezinden 3,5-4 Km uzaklıktadır. Yolun 1,5 Km kadarı şehir içinden düzdür. Fakat geri kalan yol rampa ve virajlıdır. Toros dağları üzerinde bulunan Seyir Terası denizden yüksekliği 650 metredir. Alanya’yı bu yükseklikten, kuş bakışını andıran görünümü ile izlemek muhteşemdir. Seyir Terasından Alanya’nın doğusundan Kargıcak belediyesini, batısından dinek tünellerine kadar olan her yeri göre bilirsiniz. Buradan Alanya Yarım Adasının üzerindeki Alanya kalesini Kızıl kuleyi tersaneyi doğuda Alanya belediyesi binası önünden başlayıp Mahmutlarakadar uzanan plajlarını  batıda Damlataş-Kleopatra plajını rahatlıkla izleyebilirsiniz. Alanya’yı bu kadar net gündüz gözü ile görebilmenin yanında gecede şehrin muhteşemliğini görebilirsiniz. Özellikle yaz aylarında geceleri cıvıl cıvıl olan Alanya’nın her köşesindeki ışıklar pırıl pırıl parlar. İskele civarındaki disko ve barların ışıkları Alanya’yı bir başka aydınlatır. O sıcak yaz aylarında serinlemek için ideal bir yerdir. Sakindir, sizi rahatsız edecek fazla insan olmaz.Alanya belediyesi Parklar ve Bahçeler genel müdürlüğü tarafından yapılan bu yer de rahatlıkla piknik yapabilmek için tahtadan ve demirden oturaklar ve masalar vardır.Fakat mangal yakmak yasaktır.Seyir Terasına Piknik malzemelerinizle gelmediyseniz ve şöyle bir çay içecekseniz hemen yolun üstünde çay bahçesi mevcuttur. Çinilerle bezenmiş , suyu da içile bilinen çeşmesi de görülmeye değer.Son yıllarda Seyir terası halkın ihtiyacını karşılayamayınca Alanya belediyesi tarafından genişletilmekte değerli halkımıza ve misafirlerimize hizmetine sunmaktadır.


ULAŞ DİNLENME VE PİKNİK ALANI

Ulaş ve Alanya yarımadasıUlaş Dinlenme Parkı Alanya'nın batısına doğru 6 km gittikten sonra soldadır.Ulaş Mesire ve Dinlenme Yeri

İlk zamanlar halk için iyi bir dinlenme yeri ve plaj alanıydı fakat zamanla çevre düzenlemesi tamamlanıp turizme kazandırılmış, hem yerli halk hem de turist için hizmet vermeye başlamıştır. Dinlenme parkı bir tarafta piknik yapabileceğiniz , kayalıkların üzerinden balık tutmaya müsait bir alan diğer taraftan denize girebileceğiniz altın sarısı kumuyla ulaş plajı mevcuttur. Piknik yapmak isteyenler için doğal masalar oturma yerleri ocaklar , tuvalet ve su çeşmesi mevcuttur. Bunların hiç biri ile uğraşmak istemiyorsanız kayaların üzerine kurulmuş çay bahçesinde çayınızı yudumlarken gönlünüz istediği kadar Alanya Kalesini batıdan izleye bilir , fotoğrafını çekebilirsiniz

 


 

ALANY IS A NOMINEE FOR THE WORLD'S HERITAGE CITIES OF UNESCO WITH THIS THOUSANDS YEAR HISTORY 

 

Weedding Gift For Cleopatra

 

What can you give to a woman who already has everything? This question must have passed through Marc Anthony's mind when he was thinking of a wedding gift for his wife Cleopatra, the Queen of Egypt.
And guess what he chose: a place where cedar trees were abundant, crystal clear water was dazzling and the air was clean to breath. Then it was known as Coracecium nowadays Alanya.

 

 

New home for Trojan people

 

The very first human settlement in Alanya starts in the caves and dates back 20.000 years to the upper Palaeolithic age.  Herodotus tells that following the Trojan War people spread out to Anatolia and settled in Alanya region where Pamfilya and Cilician borders were. This town hosted also pirates who resisted the Roman Empire for ages. Alanya was ruled by Romans in medieval.

 

 

Winter Capital for Seljuk Empire

 

When you take a walk to the castle of Alanya you may be impressed by the history. If the ancient walls could talk they would tell you how the Seljuk Emperor Alaaddin Keykubat conquered Kolonoros (Alanya) from the Byzantians to control the whole Mediterranean Sea Region. Seljuk architecture was applied so beautifully to the town that it became the new winter capital city for the Seljuk Empire and was named Alaiye after the Emperor. 

 

 

 

 Alanya Fortress

 

The walls of the fortress stretch 6500 meters and there are 93 towers and 140 battlements. Its historical features are under protection and people still live in it. Inner Fortress, which is at the highest point of the peninsula and the Middle Fortress, in the northern side of the peninsula are museums. The most important monuments of Inner Fortress are the ruins of the palace and clover shaped church from the 6th century. 
 
Adam Atacaðý Tower is the last spot of the inner castle tour. It is related that the prisoners of the Roman times were made to play a similar gamble. They were given three stones and one who managed to throw the stone

 

into the sea was released whereas those who could not were thrown into the sea through a catapult. The name Adam Atacaðý (Man Thrower) is given for that reason. In the Fortress Süleymaniye Mosque, Bedesten, Andýzlý Mosque, Akbeþe Sultan Mosque, Sitti Zeynep Türbesi and Roman period churches are worth to visit. Downwards to the fortress is the Red Tower, Dockyard and Gun house. Famous 17th century Turkish traveller Evliya Çelebi calls Alanya "City of Cisterns" because of the 420 cisterns inside the Fortress. Many of these cisterns are still in use even today.  

 

 

 

 Mahmutlar

 

Mahmutlar is a Turkish town, 10 km east of Alanya, along the Eastern Beach. Number of citizens: 15.000 in the Winter, 60.000 in the Summer. A sleepy town until the start of building holiday houses for Europeans. Still pretty laid-back, but a lot more lively - also in the Winter-time. Many good restaurants, shops, banks, post-office and other facilities. Mahmutlar was well-planned and has a European standard on the infra-structure. Pipes, electric and sewer system installed early - to meet the expansion of the town.
The roads are being rebuilt (2006-2007), with cobblestone, palm-trees, flowers and water-fountains. In between the houses, there are beautiful parks - and playing-grounds for children. Most Europeans are buying apartments in Mahmutlar. The reason is that the prices are still good, but raising together with the forming of the town. In front of the entire town, the Eastern Beach is waiting for sun-licking tourists. The beach road is busy today, but construction of a new highway has been started. This road will be placed far behind the city, closer to the Taurus Mountains. And the beach road will be changed to a beautiful boulevard.

 

 

PLACES ALANYA

 

 

 

ALANYA CASTLE (ALANYA KALESİ)

 

Most of the castle was built in the 13th century under the Seljuk Sultanate of Rûm following the city's conquest in 1220. The castle is located 250 meters high on a rocky peninsula jutting into the Mediterranean Sea, which protects it from three sides. Today the building is an open air museum.

 

 

 

RED TOWER (KIZIL KULE)

 

 

 

DAMLATAŞ CAVE

 

Damlataş Cave was discovered in 1948 quite by accident while minig for building of the harbour.The stalactite and stalagmites inside the cave were formed in 15 thousand years. Besides its fascinating beauty the cave is famous with its air which is beneficial to asthmatic patients.

 

 

 

DIM CAVE (DİM MAĞARASI)

 

 

 

ARCHEOLOGİCAL MUSEUM ALANYA

 

Open from 8.30 to 12.00 and from 13.30 to 17.00.

 

 

 

SPORT ACTIVITIES

 


 

 

CLEOPATRA BEACH

 


 

 

ALANYA BOAT TOURS

 


 

 

DİM RİVER (DİM ÇAYİ)

 

 

 

JEEP-SAFARİ

 

 

 

RAFTİNG

 

 

 

QUAD SAFARI

 

 

 

DIVING

 

 

 

DOLPHIN SHOW

 

 

 

MANAVGAT RIVER BOAT TOUR

 

 

 

WATER PLANET AQUAPARK

 

 

 

 

 

PAMUKKALE

 

 

 

KAPADOCIA


Dil Seçenekleri
Haberler
En Uygun İlanlar
Çok Gezilenler
FIRSATLAR

Site İstatistiği
Aktif Ziyaretçi 1
Bugün 87
Toplam 593125
Ip Adresiniz 3.80.85.76
Powered By Kent Media